Modern Türk Sineması
Eskiden, türk sineması her hafta yeni bir film vizyona getirirken, sinema salonlarına her kesimden insan rağbet ederken ve yeşilçam, hollywood gibi çalışırken, sinema, türkler için önemli bir eğlence kaynağıydı.Yeni dalga akımıyla birlikte bu cümlede ki eğlence kelimesi kalktı ve onun yerine sanat kelimesi konuldu.Sinema artık insanların eğlenmek için gittiği bir mekan olmaktan çıkmıştı.Evet, eğlenmek için gidilmeye devam edildi fakat sinemanın sanat tarafı daha bi canlandı.Sanat tarafı canlanınca amerika’da sektör bu konuyu kavradı, birbiri ardına klasiklerle kendini geliştirdi.Türkiye ise eğlencenin vazgeçilmez, melodramın sinema için değişmez formül olduğunu düşündü: battı…
Bir ormanın ateşe verilmesi gibiydi yeşilçamın zayıflaması.Orman büyüktü, kayıplarda büyüdü.Ateş gün geçtikçe büyüdü ve bir gün tüm ormanı kül etti.Yeşilçam son nefesini verdiğinde, sinemanın eğlenceden çok sanat olduğu herkes tarafından kabullenilmiş gibiydi.Böyle bir durumda türkiyedeki sinemanın birden atak yapıp, gelişmesini bekleyemezsiniz.Toprak yeni ateş görmüş; dinlenmeli.Toprak yıllarca dinlendi.Senede 5-6 film vizyona ya girdi ya girmedi.Sinema yavaş yavaş bir lüks halini aldı ve yoksul türkiyenin büyük bir kesimi sinemadan mahrum edildi.Birbirini kovalayan zincir reaksiyonlarla sinema bir çıkmaza girdi ve türkiyedeki melodroma dayalı, klişe türk filmleri tamamen yok oldu. Bir dönem kapanmıştı ve bir dönem açılmalıydı.
Aradan bolca zaman geçti.Batı, sinema konusunda ustalaştı.Bize de batıdan gelen, ithal edilmiş filmleri izlemek düştü.Kendi ulusumuza ait en ufak bir kırıntı görmesekte izlemek zorunda bırakıldık, izledik.Bu süreçte ülkemizde batılılaşma denen şey ortaya çıktı ve insanlar fark etmeselerde film klişeleriyle yaşamaya başladı.Artık verdiğimiz tepkiler, yaptığımız şakalar ve eğlendiğimiz oyunlar filmlerin icadıydı.Batı’nın bu emperyalist davranışı, biz batılılaştığımızı sanarak, kendi benliğimizi yitirmemizi sağlıyordu.Kendi benliğini, kendi değerlerinin yitirmek ise bir ulusun sonu olurdu.Artık surları geçemeyen, çanakkaleye dayanıpta içeri giremeyen, geldikleri gibi gidenler, kaleyi içten fet etmenin yollarını bulmuşlardı.Farkettirmeden ve gizlice, beyinde yaşanan bir istila…
İşte böyle bir anda, yanmış ve ardından dinlendirilmiş toprağa biraz tohum ekildi.Modern türk sinemasının tohumuydu bunlar.Ustaların ellerinden düşmüştü ve gelecek nesillere güveniyordu.Fakat koca bir nesil amerikan filmlerinin sıkı takipçisi haline gelmişti.Artık batının gülmelerini istediklerine gülüyor, doğunun dramına dudak büküyorlardı.Kanlı korku filmlerini takip ediyor ve melodramı, dramı dışlıyorlardı.Böyle bir nesil, nasıl türk sinemasını diriltebilirdi ki? Bilinçli sinema seyircisi yok değildi, vardı.Fakat bu kesim göz ardı edilecek kadar azdı ve önemsenmiyordu.Çünkü çok sanatsal ve entellektüel bulunuyorlardı.Sinema sanat değildi bu nesile göre; sadece eğlenmek için gidilen, abazan gençliğin salyalarını akıtması için bir araçtı.Bu gençlerin hayatında drama yer yoktu, filmlerinde de olmayacaktı.
Şu anda içinde bulunduğumuz durum budur.Peki gelecekte ne olacak?
Öncelikle modern türk sineması emekleme aşamasında.Peki bu bebeği kim besleyecek? Kim yol gösterip, eğitecek? Elbette yeni bir akıma ve öncüye ihtiyacı var bu dönemin.Bir arazi halinde modern türk sineması ve nasıl kullanılacağı, değerlendirileceği önemli.Öncelikle teknolaji seviyemiz düşük.Bu da gelişme sürecimizi yavaşlatıyor.Bir akım ve öncüye ihtiyacı var demiştim.Bu öncüler az çok zaten belli: n.b ceylan, zeki demirkubuz, fatih akın, reha erdem.Bu yönetmenler hayatı işliyor ve sinemanın eğlence değil bir sanat dalı olduğunu her filmlerinde yineliyor.Bu isimler yeni bir akımın başlangıcı olacak.”cut” diye bağıran yönetmenler aradan çıkmayacak değil, çıkacak.Tabiki de rağbet görecekler.Çünkü bir kaç nesil boyunca bu yönetmenlerin filmleri ithal edilmiş bu ülkeye.Bilinçli sinema izleyicisinün çoğalması, sinemanın sanat olduğunu kabullenme sürecinin uzaması veya kısalması; bu öncülerin faliyetlerine bağlı.Gençlerin beyinlerini, öncü olabilecek cesareti gösteren yönetmenlerin düzelteceğini yinelerim.Sinema toplumu yansıtmalı, fakat böyle karmaşık duygular içindeki toplumun sinemasını ve öncüsünü merak etmeden duramıyorum.Hele ki bir akım yaratılabileceğinden şüpheliyim.Belki de çılgın türkler batının filmlerine demir bağlayıp, kolay yoldan kurtuluşu arayacak ve batacak.
Her şey akıma ve babayiğit olması gereken öncüye bağlı…Eminim ki bilinçli izleyici kitlesi, zamanla, kendi kendine oluşacaktır.20 sene sonra bu dediklerimi daha rahat anlayıp, “haklısın” diyeceksiniz.Bu yirmi sene içinde belki de sinemanın kemal’i, bu satırları okuyan sen olacaksın.Modern Türk Sineması, gelişmeyi ve yapılanmayı bekliyor.Ve buna cesaret edebilecek bir kralı arıyor.Zor şartlar altında savaşacak, ama sonunda galip gelip, tahta oturacak birisini bekliyor.Fakat şu an için de buna cesaret edebilecek biri ufukta görünmüyor…
Yönetmen : Reis Çelik
Senaryo : Reis Çelik
Oyuncular : Berhan Şimşek , Tuncer Necmioğlu, Tuncel Kurtiz, Mazlum Çimen, Bülent Çolak, Mümtaz Sevinç, Orhan Aydın, Gönen Bozbey, Bengi Heval
Görüntü Yönetmeni : Uğur İçbak
Müzik : Cengiz Özdemir
Kurgu : Ekrem Çelik
Yapım : 1998 – RH Politik Yapımcılık
Ülke : Türkiye, Fransa, Macaristan, Belçika yapımı
Süre : 110 dakika
Konusu : Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hikayesi. 1968-1972 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede öğrenci ve işçi hareketleri alabildiğince yoğundur. Askeri cunta yönetime el koyuyor. Aranmakta olan öğrenciler yakalanıyor ve haklarında idam talebiyle mahkeme başlıyor. Savunma avukatları, gençlerin idam talebini gerektirecek bir suçlarının olmadığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor, ama askaeri mahkeme idamda ısrarlı olduğunu belirtiyor. Yargılamalar sonunda üç gence idam cezası çıkıyor. Artık idam için geriye sayım başlıyor. Dışarıda idamların durdurulması için ülke genelinde kampanyalar başlıyor, ama içeride üç genç de sonucun değişmeyeceğini biliyorlar. Onlar ailelerine son mektuplarını yazmaya başlıyorlar
Yönetmen Reis Çelik’in ilk sinema filmi olan Işıklar Sönmesin’den sonra çektiği ikinci filmi Hoşçakal Yarın oldukça tartışmalı bir biçimde gösterime girdi. Film, haftalarca sinema salonlarında gösterildi ve aynı zamanda yazılı ve görsel basında da çokça tartışıldı.
Filmin bu kadar tartışma yaratması ve ilgi görmesi sinemasal anlatımından önce konusu nedeniyle oldu. Çünkü Türkiye’nin toplumsal ve siyasal yaşamına damgasını vurmuş bir olayın anlatımı vardı filmde. 1970′lerin başlarında, Türkiye Üniversiteleri’nde meydana gelen öğrenci olaylarında ve daha sonra bazı ABD görevlilerinin kaçırılmasında baş rol oynamış üç insanın idam edilmesi süreci anlatılıyordu. Bu gençler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’dı.
Film, bir gecekondu yıkımı sırasında yıkılan bir evde bir duvar resminin ortaya çıkmasıyla başlıyor. Belediye başkanı bu resmi görünce yıkımı durduruyor: “Hayır, o resim yıkılmayacak!”. Resimde Deniz Gezmiş vardır.
Daha sonra bir geriye dönüşle 1970′lerin başlarına, 12 Mart Muhtırası’nın verildiği yıllara gidiyoruz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kırsal alana çıkıp silahlı mücadele vermeleri dönemindeyiz. Türk Halk Kurtuluş Ordusu liderleri ve üyeleri Anadolu’ya dağılmışlardır. Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan’ın motosikletleriyle karlar içerisinde gidişlerini görürüz. Motosiklet çalışmayınca bir kamyona yükleyip en yakın yerleşim birimine giderler. Burada kendilerinden kuşkulanan bir bekçi tarafından (Hikmet Karagöz) karakol binasına götürülürken silahlarını çekip çatışmaya girerler. Deniz Gezmiş (Berhan Şimşek) kaçar, Hüseyin İnan (Bülent Çolak) yaralanarak yakalanır. Deniz, bir evin önünde gördüğü bir arabanın sahibini evinden alarak birlikte arabayla yola çıkarlar. Yolda araç sahibini serbest bırakır ve biraz da para vererek uzaklaşmasını söyler. Bu kaçışın sonu olmayacak ve Deniz Gezmiş yakalanacaktır. Film, daha sonra, THKO (Türk Halk Kurtuluş Ordusu) liderlerinin yargılanması ile devam edecek ve onlardan üçünün idamıyla sona erecektir.

Yönetmen : Nimród Antal
Senaryo : Mark L. Smith
Oyuncular : Luke Wilson (David Fox) Kate Beckinsale (Amy Fox) Frank Whaley (Mason) Ethan Embry (Mechanic) Scott G. Anderson (Katil) Mark Casella (Kamyon Şöförü)
Filmin Türü : Gerilim
Orijinal Adı : Vacancy
Yapımcı Firma : Warner Bros
Yapım Yılı : 2007
Yapım Ülkesi : ABD
Orijinal Dili : Ingilizce
Filmin Süresi : 80 Dakika
Dağıtıcı Firma : Warner Bros
Vizyon Tarihi : 22 Haziran 2007
Filmin Konusu :
Araları açık bir karı kocanın arabasının gecenin geç bir saatinde gözlerden uzak bir taşra yolunda bozulması akla hayale gelmeyecek bir kabusa yol açar. Çift şeritli ıssız ve karanlık bir otoyolda arabasız kalan David Fox (Luke Wilson) ve yakında boşanacağı eşi Amy (Kate Beckinsale) geceyi tuhaf ama zararsız görünümlü bir adam (Frank Whaley) tarafından işletilen döküntü bir motelde geçirmeye mecbur kalırlar. Son derece kirli ve her yeri dökülen odalarında sürekli didişen çift, gizli bir bölmede, rahatsız edici derecede gerçekçi görünen, ev yapımı işkence filmleri bulurlar. Kanlı mı kanlı bu video filmlerinin o an içinde bulundukları odada çekildiğini anlayınca, David ve Amy aralarındaki sorunları bir kenara bırakıp oradan kaçmak için el ele vermedikleri takdirde sadist film yapımcısının bir sonraki kurbanları olacaklarını anlarlar.
Fragman :
Not : Film Vizyona Bu Hafta Gireceği Için Yakında Çıkacak Filmler Bölümüne Eklemedim..

Yönetmen : Lasse Hallström
Senaryo : William Wheeler, Clifford Irving(Kitap)
Oyuncular : Richard Gere (Clifford Irving) Alfred Molina (Dick Susskind) Hope Davis (Andrea Tate) Marcia *** Harden (Edith Irving) Stanley Tucci (Shelton Fisher) Julie Delpy (Nina Van Pallandt) Eli Wallach (Noah Dietrich)
Filmin Türü : Komedi, Dram
Orijinal Adı : The Hoax
Yapımcı Firma : Belirtilmemiş
Yapım Yılı : 2006
Yapım Ülkesi : ABD
Orijinal Dili : Ingilizce
Filmin Süresi : 115 Dakika
Dağıtıcı Firma : UIP
Vizyon Tarihi : 22 Haziran 2007
Filmin Konusu :
Clifford Irving, uzun zamandan beri iyi bir malzeme aradığı halde bir türlü bunu bulamayan tutkulu bir yazardır. Sonunda kendi öyküsünü kendisi yaratmaya, bir söyleşiler dizisi uydurmaya karar verir. Gazetelere, dünyanın en zengin ve ünlü adamı Howard Hughesın kendisiyle bağlantı kurduğunu, paha biçilemez biyografisini kaleme alması için teklif getirdiği haberini ulaştırır.
Fragman :
Not : Film Vizyona Bu Hafta Gireceği Için Yakında Çıkacak Filmler Bölümüne Eklemedim..
Yönetmen : Steve Bendelack
Oyuncu(lar) : Antoine de Caunes, Rowan Atkinson, Emma de Caunes
Senaryo : Robin Driscoll, Hamish McColl
Görüntü Yönetmeni : Baz Irvine
Müzik : Howard Goodall
Kurgu : _
Kostüm Tasarımcısı : _
Yapımcı : İngiltere
Dağıtımcı : _
Yapım Yılı : 2007
Yapım Yeri : _
Süre : 90 dak.
Gösterime Giriş Tarihi : 11/05/2007
Özet : Her macerasında komik deneyimler yaşayan talihsiz Mr. Bean, bu kez Fransız Rivierasına tatile gidiyor. Amacı, tatilini yaparken bir yandan da film çekmek. Ama sinemasal amaçlarla çıktığı bu Avrupa macerasında yine beklemediği komik tuzaklara düşüyor.
Yönetmen: Ron Underwood,
Oyuncular: Eddie Murphy, Randy Quaid, Rosario Dawson, Jay Mohr, Joe Pantoliano, Luis Guzmán,
Senaryo: Neil Cuthbert,
Yapım: 2002, Warner Brothers
Tür: Komedi/ Aksiyon
Gösterim Tarihi: 16 Ağustos 2002
Konu:
2087 yılında ayda geçen filmde, küstah gece kulübü sahibi Pluto Nash ( Eddie Murphy ), kulübünü yerel gangsterlere satmayı reddedince başına olmadık işler açılır. Ay gangsterlerinin amacı ayın hakimiyetini ele geçirmek isteyen gizemli Rex Cartera yardım etmektir…
ASTERIX ET LES VIKINGS
TÜRKÇE ADI : Asterix Vikinglere Karşı
YÖNETMEN : Stefan Fjeldmark, Jesper Moller
SENARYO : Jean Luc Goosens
ÜLKE : Fransa, Danimarka
TÜRÜ : Animasyon / Komedi
MÜZİK : Alexandra Azaria
YAPIM YILI : 2006
SÜRE : 78 dk.
SESLENDİRENLER : Erkan Taşdöğen, Sezai Aydın, Cengiz Küçükayvaz, Emre Altuğ, Ahu Türkpençe, Ali Poyrazoğlu, Mete Horozoğlu, Yetkin Dikinciler, Deniz Çakır, Halil Ergun
Galya’nın en sevdiğimiz köyünde büyük olaylar gelişiyor: Şefin ağabeyi köye gelir, oğlu Kuduriks’i (Justforkix) kardeşine, onu bir erkek ve cesur bir savaşçı yapmak amacıyla teslim eder. Şef de en çok güvendiği iki savaşçısı, Asteriks ve Hopdediks’e bu görevi verir. Gel gelelim Kuduriks son model arabasıyla, tam bir şehir züppesidir. Ayrıca gölgesinden bile korkmaktadır.
Bu sırada Vikingler korkunun ne olduğunu keşfetmek için -korkunun kanatlandırdığını ve insanları uçurabildiğini düşünmektedirler- deniz aşırı ülkelere sefere çıkarlar. Yolları Asteriks’in köyüne düşer, Kuduriks’in “korkaklar şampiyonu” olduğunu öğrenirler ve ondan, kendilerine korkmayı öğretmesini isterler. Tabi bunu Kuduriks’i kaçırarak yaparlar.
Kuduriks Viking şefinin dünyalar güzeli kızı Abba ile tanışır ve bir kültür şoku geçirir… Fakat aşk bir tokat gibi yüzünde patlayacaktır.
internet uzerinden haber aldığım bütün sinema haberlerini toplayarak burada yayınlayacam … bir nevi sinema gazetesi gibi … ama hep bir gün oncesinin…
1 Ağustos 2007 Haberleri
Efsaneler Teker Teker Göçüyorlar…
Ingmar Bergman’dan sonra sinemanın bir başka büyük ustası daha hayata gözlerini yumdu. Blow-up, La Notte, L’Eclisse, L’Avventura filmleriyle tanınan büyük yönetmen Michelangelo Antonioni hayatını kaybetti. 94 yaşında İtalya’daki evinde yaşamını yitiren Antonioni, gerek Avrupa gerekse Dünya sinemasının en önemli isimlerinden biriydi.
Pamuk Prensesi Keşişler Eğitecek
Francis Lawrence, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in (Snow White and the Seven Dwarfs) orijinal hikayesine ismen bağlı olmasının dışında pek bir bağlantısı gözükmeyen Snow White and the Seven adlı filmi yönetecek. Scott Rudin ve Andrew Gunn da filmin prodüktörlüğünü, Walt Disney ise distribütörlüğünü üstlenecek.
Bu fantastik maceranın 19. yüzyıl Hong Kong’unda geçeceği belirtiliyor. Hong Kong’da yetişen bir İngiliz kız kaderinin şeytani güçlerle mücadele etmek olduğunun farkına varır. Onu bu konuda eğitmek ise Shaolin keşişlerine düşer.
Filmin senaryosu başlangıçta Josh Harmon ve Scott Elder tarafından yazılmıştı. Ancak şu anki senaryonun Scott Moore ve Jon Lucas’a ait olduğu söyleniyor. Ayrıca yapılan açıklamada filmin isminin geçici bir isim olduğu, daha kesinleşmediği de belirtildi.
Filmin çekimlerin 2008 yılında Çin’de gerçekleştirilmesi bekleniyor. Dövüş koreografisini Yuen Woon-ping’in üstleneceği filmde Anthony Wong ve Dede Nickerson’un da sorumlu yapımcı olacakları belirtildi. Filmin yönetmeni Lawrence’ı ise Constantine ve önümüzdeki aylarda vizyona girmesi beklenen I Am Legend’dan anımsayabilirsiniz.
Disney Robotları
Ratatouille’un animasyon dünyasındaki büyük başarısından sonra Disney yeniden atağa kalkmaya karar vermiş olmalı. Ünlü grafik roman Pet Robots’un yayın haklarını alan Disney, Pixar ile başlayan yeni tarz animasyon filmciliğin iyi bir örneğini sunmaya hazırlanıyor.
Spider-man, Casper gibi ünlü grafiklerin yaratıcısı Scott Christian Sava tarafından hazırlanan bu grafik romanın beyazperdedeki uyarlamasında öykü aynı kalacak. Dört küçük çocuğun dört üstün robotla kurdukları dostluğu anlatan film, çocuklar kadar yetişkinleri de hedef kitlesi olarak seçiyor.
Ağrı Kesici Gibi Bir Proje (!)
Dreamcatcher şirketinin prestij bilgisayar oyunlarından biri olan Painkiller’ın filmi yapılıyor. Guy Walks tarafından yayın hakları alınan filmin yapımcıları Jon Berg ve Todd Komarnicki olacak. uzun soluklu bir aksiyon filmi olması planlanan filmde yine oyundaki gibi bol bol dövüş ve kovalamaca sahneleri, şeytani ruhlar ve üstün silahlar yer alacak.
İlk kez 2004 yılında piyasaya sürülen Painkiller oyunu kısa zamanda çok tutulmuş ve bir seriye dönüşmüştü.Film serinin ilk bölümü olan “Heaven’s Got a Hit Man”i uyarlayacak.
Lohan Hep Ekside
Geçtiğimiz günlerde alkollü araba kullanırken yakalanan ve önümüzdeki hafta mahkemeye çıkacak olan Lindsay Lohan’a bir darbe de eleştirmenlerden geldi. Lohan’ın rol aldığı yeni gerilim filmi I Know Who Killed Me beklenen ilgi ve övgüyü ne yazık ki toplayamadı.
Hollywood Reporter’ın “2007 yılının en kötü filmi” olarak belirlediği film, The New York Daily News için görülmeye değmeyecek denli karışık ve anlamsız. Filmin yapımcıları bu kadar kötü eleştirinin yapılmasında Lohan’ın sosyal yaşamında sergilediği uygunsuz davranışların etkili olduğunu söylüyor. Lohan ise bunca karışıklığın içinde yalnızca mahkeme kararına yoğunlaşmış gözüküyor.
Roth’tan Stephen King Uyarlaması
Quentin Tarantino destekli yönetmen Eli Roth (Otel, Otel 2) yeni bir film hazırlığında olduğunu söyledi. Roth, Stephen King’in The Cell adlı eserini beyazperdeye uyarlamayı planladığını belirtti. Roth senaryo için senaristler Scott Alexander ve Larry Karaszewski’nin çalıştıklarını, ama henüz senaryonun tamamlanamadığını ekledi. Ayrıca Stephen King’in de filmde ufak bir cameo rolde gözükmesi durumunda memnun olacağını da belirtti.
Londra Film Festivali’ni Cronenberg Açıyor
Bir dönemin dahi çocuğu denilen Kanada’lı yönetmen David Cronenberg’in yeni filmi 51.Londra Film Festivali’nin açılış filmi olarak gösterilecek. Çekimleri Londra’da gerçekleştirilen Eastern Promises Cronenberg tazrı bir gerilim filmi.
Dirty Pretty Things’in senaryo yazarı Steven Knight tarafından yazılan filmin başrolünde History of Violence filminin yıldızı Viggo Mortensen yer alıyor. Filmde ayrıca Naomi Watts,Vincent Cassel ve Armin Mueller-Stahl da filmin diğer ünlü isimleri.
Temmuz Ayının En İyileri
Durgun yaz sezonundan istifade yeniden gösterime giren Pan’ın Labirenti ve ünlü yönetmen Miyazaki’nin toplu gösterilen animasyon filmlerini hariç tutarak ülkemizdeki ilk gösterimi Temmuz ayı içerisinde yapılan filmleri, yine sizin beğeninize göre sıraladık. İşte Temmuz ayının zirvesinde yer alan filmler:
1. Simpsons: Sinema Filmi
2. Transformers
3. Dehşet Gecesi
4. 28 Hafta Sonra
5. Dehşet Gezegeni
6. Ölüm Fısıltısı
7. Zengin Avcısı
8. Diriliş: Vampir Avcısı
9. Hayalet Dalgalar
10. Sıkı Aynasızlar
www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling &alganon gold.alganonwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling &aion gold.aionwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest chaep wow gold.wowwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest BLADE SOUL gold.BLADE SOULwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest EQ2 gold.EQ2www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest chaep Dragon oath goldwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest Darkfall gold.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest psu meseta delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest EQ2 gold.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest alganon gold delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest Aion delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest darkfall gold delivery.
www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling &psu meseta.psuwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling &aion gold.aionwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest chaep wow gold.wowwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest BLADE SOUL gold.BLADE SOULwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest alganon gold.alganonwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest chaep Dragon oath goldwww.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest Darkfall gold.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest psu meseta delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest EQ2 gold.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest alganon gold delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest Aion delivery.www.mmomill.com We have the Best PowerLeveling & fastest darkfall gold delivery.