Modern Türk Sineması

Modern Türk Sineması

Eskiden, türk sineması her hafta yeni bir film vizyona getirirken, sinema salonlarına her kesimden insan rağbet ederken ve yeşilçam, hollywood gibi çalışırken, sinema, türkler için önemli bir eğlence kaynağıydı.Yeni dalga akımıyla birlikte bu cümlede ki eğlence kelimesi kalktı ve onun yerine sanat kelimesi konuldu.Sinema artık insanların eğlenmek için gittiği bir mekan olmaktan çıkmıştı.Evet, eğlenmek için gidilmeye devam edildi fakat sinemanın sanat tarafı daha bi canlandı.Sanat tarafı canlanınca amerika’da sektör bu konuyu kavradı, birbiri ardına klasiklerle kendini geliştirdi.Türkiye ise eğlencenin vazgeçilmez, melodramın sinema için değişmez formül olduğunu düşündü: battı…

Bir ormanın ateşe verilmesi gibiydi yeşilçamın zayıflaması.Orman büyüktü, kayıplarda büyüdü.Ateş gün geçtikçe büyüdü ve bir gün tüm ormanı kül etti.Yeşilçam son nefesini verdiğinde, sinemanın eğlenceden çok sanat olduğu herkes tarafından kabullenilmiş gibiydi.Böyle bir durumda türkiyedeki sinemanın birden atak yapıp, gelişmesini bekleyemezsiniz.Toprak yeni ateş görmüş; dinlenmeli.Toprak yıllarca dinlendi.Senede 5-6 film vizyona ya girdi ya girmedi.Sinema yavaş yavaş bir lüks halini aldı ve yoksul türkiyenin büyük bir kesimi sinemadan mahrum edildi.Birbirini kovalayan zincir reaksiyonlarla sinema bir çıkmaza girdi ve türkiyedeki melodroma dayalı, klişe türk filmleri tamamen yok oldu. Bir dönem kapanmıştı ve bir dönem açılmalıydı.

Aradan bolca zaman geçti.Batı, sinema konusunda ustalaştı.Bize de batıdan gelen, ithal edilmiş filmleri izlemek düştü.Kendi ulusumuza ait en ufak bir kırıntı görmesekte izlemek zorunda bırakıldık, izledik.Bu süreçte ülkemizde batılılaşma denen şey ortaya çıktı ve insanlar fark etmeselerde film klişeleriyle yaşamaya başladı.Artık verdiğimiz tepkiler, yaptığımız şakalar ve eğlendiğimiz oyunlar filmlerin icadıydı.Batı’nın bu emperyalist davranışı, biz batılılaştığımızı sanarak, kendi benliğimizi yitirmemizi sağlıyordu.Kendi benliğini, kendi değerlerinin yitirmek ise bir ulusun sonu olurdu.Artık surları geçemeyen, çanakkaleye dayanıpta içeri giremeyen, geldikleri gibi gidenler, kaleyi içten fet etmenin yollarını bulmuşlardı.Farkettirmeden ve gizlice, beyinde yaşanan bir istila…

İşte böyle bir anda, yanmış ve ardından dinlendirilmiş toprağa biraz tohum ekildi.Modern türk sinemasının tohumuydu bunlar.Ustaların ellerinden düşmüştü ve gelecek nesillere güveniyordu.Fakat koca bir nesil amerikan filmlerinin sıkı takipçisi haline gelmişti.Artık batının gülmelerini istediklerine gülüyor, doğunun dramına dudak büküyorlardı.Kanlı korku filmlerini takip ediyor ve melodramı, dramı dışlıyorlardı.Böyle bir nesil, nasıl türk sinemasını diriltebilirdi ki? Bilinçli sinema seyircisi yok değildi, vardı.Fakat bu kesim göz ardı edilecek kadar azdı ve önemsenmiyordu.Çünkü çok sanatsal ve entellektüel bulunuyorlardı.Sinema sanat değildi bu nesile göre; sadece eğlenmek için gidilen, abazan gençliğin salyalarını akıtması için bir araçtı.Bu gençlerin hayatında drama yer yoktu, filmlerinde de olmayacaktı.

Şu anda içinde bulunduğumuz durum budur.Peki gelecekte ne olacak?

Öncelikle modern türk sineması emekleme aşamasında.Peki bu bebeği kim besleyecek? Kim yol gösterip, eğitecek? Elbette yeni bir akıma ve öncüye ihtiyacı var bu dönemin.Bir arazi halinde modern türk sineması ve nasıl kullanılacağı, değerlendirileceği önemli.Öncelikle teknolaji seviyemiz düşük.Bu da gelişme sürecimizi yavaşlatıyor.Bir akım ve öncüye ihtiyacı var demiştim.Bu öncüler az çok zaten belli: n.b ceylan, zeki demirkubuz, fatih akın, reha erdem.Bu yönetmenler hayatı işliyor ve sinemanın eğlence değil bir sanat dalı olduğunu her filmlerinde yineliyor.Bu isimler yeni bir akımın başlangıcı olacak.”cut” diye bağıran yönetmenler aradan çıkmayacak değil, çıkacak.Tabiki de rağbet görecekler.Çünkü bir kaç nesil boyunca bu yönetmenlerin filmleri ithal edilmiş bu ülkeye.Bilinçli sinema izleyicisinün çoğalması, sinemanın sanat olduğunu kabullenme sürecinin uzaması veya kısalması; bu öncülerin faliyetlerine bağlı.Gençlerin beyinlerini, öncü olabilecek cesareti gösteren yönetmenlerin düzelteceğini yinelerim.Sinema toplumu yansıtmalı, fakat böyle karmaşık duygular içindeki toplumun sinemasını ve öncüsünü merak etmeden duramıyorum.Hele ki bir akım yaratılabileceğinden şüpheliyim.Belki de çılgın türkler batının filmlerine demir bağlayıp, kolay yoldan kurtuluşu arayacak ve batacak.

Her şey akıma ve babayiğit olması gereken öncüye bağlı…Eminim ki bilinçli izleyici kitlesi, zamanla, kendi kendine oluşacaktır.20 sene sonra bu dediklerimi daha rahat anlayıp, “haklısın” diyeceksiniz.Bu yirmi sene içinde belki de sinemanın kemal’i, bu satırları okuyan sen olacaksın.Modern Türk Sineması, gelişmeyi ve yapılanmayı bekliyor.Ve buna cesaret edebilecek bir kralı arıyor.Zor şartlar altında savaşacak, ama sonunda galip gelip, tahta oturacak birisini bekliyor.Fakat şu an için de buna cesaret edebilecek biri ufukta görünmüyor…

Kaynak: http://400darbedesinema.blogspot.com…k-sinemas.html


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hoşçakal Yarın

forum

Yönetmen : Reis Çelik
Senaryo : Reis Çelik
Oyuncular : Berhan Şimşek , Tuncer Necmioğlu, Tuncel Kurtiz, Mazlum Çimen, Bülent Çolak, Mümtaz Sevinç, Orhan Aydın, Gönen Bozbey, Bengi Heval

Görüntü Yönetmeni : Uğur İçbak
Müzik : Cengiz Özdemir
Kurgu : Ekrem Çelik
Yapım : 1998 – RH Politik Yapımcılık
Ülke : Türkiye, Fransa, Macaristan, Belçika yapımı
Süre : 110 dakika

Konusu : Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hikayesi. 1968-1972 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de öğrenci ve işçi hareketleri alabildiğince yoğundur. Askeri cunta yönetime el koyuyor. Aranmakta olan öğrenciler yakalanıyor ve haklarında idam talebiyle mahkeme başlıyor. Savunma avukatları, gençlerin idam talebini gerektirecek bir suçlarının olmadığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor, ama askaeri mahkeme idamda ısrarlı olduğunu belirtiyor. Yargılamalar sonunda üç gence idam cezası çıkıyor. Artık idam için geriye sayım başlıyor. Dışarıda idamların durdurulması için ülke genelinde kampanyalar başlıyor, ama içeride üç genç de sonucun değişmeyeceğini biliyorlar. Onlar ailelerine son mektuplarını yazmaya başlıyorlar

Yönetmen Reis Çelik’in ilk sinema filmi olan Işıklar Sönmesin’den sonra çektiği ikinci filmi Hoşçakal Yarın oldukça tartışmalı bir biçimde gösterime girdi. Film, haftalarca sinema salonlarında gösterildi ve aynı zamanda yazılı ve görsel basında da çokça tartışıldı.

Filmin bu kadar tartışma yaratması ve ilgi görmesi sinemasal anlatımından önce konusu nedeniyle oldu. Çünkü Türkiye’nin toplumsal ve siyasal yaşamına damgasını vurmuş bir olayın anlatımı vardı filmde. 1970′lerin başlarında, Türkiye Üniversiteleri’nde meydana gelen öğrenci olaylarında ve daha sonra bazı ABD görevlilerinin kaçırılmasında baş rol oynamış üç insanın idam edilmesi süreci anlatılıyordu. Bu gençler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’dı.

Film, bir gecekondu yıkımı sırasında yıkılan bir evde bir duvar resminin ortaya çıkmasıyla başlıyor. Belediye başkanı bu resmi görünce yıkımı durduruyor: “Hayır, o resim yıkılmayacak!”. Resimde Deniz Gezmiş vardır.

Daha sonra bir geriye dönüşle 1970′lerin başlarına, 12 Mart Muhtırası’nın verildiği yıllara gidiyoruz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kırsal alana çıkıp silahlı mücadele vermeleri dönemindeyiz. Türk Halk Kurtuluş Ordusu liderleri ve üyeleri Anadolu’ya dağılmışlardır. Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan’ın motosikletleriyle karlar içerisinde gidişlerini görürüz. Motosiklet çalışmayınca bir kamyona yükleyip en yakın yerleşim birimine giderler. Burada kendilerinden kuşkulanan bir bekçi tarafından (Hikmet Karagöz) karakol binasına götürülürken silahlarını çekip çatışmaya girerler. Deniz Gezmiş (Berhan Şimşek) kaçar, Hüseyin İnan (Bülent Çolak) yaralanarak yakalanır. Deniz, bir evin önünde gördüğü bir arabanın sahibini evinden alarak birlikte arabayla yola çıkarlar. Yolda araç sahibini serbest bırakır ve biraz da para vererek uzaklaşmasını söyler. Bu kaçışın sonu olmayacak ve Deniz Gezmiş yakalanacaktır. Film, daha sonra, THKO (Türk Halk Kurtuluş Ordusu) liderlerinin yargılanması ile devam edecek ve onlardan üçünün idamıyla sona erecektir.


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Boş Oda – Vacancy

Yönetmen : Nimród Antal
Senaryo : Mark L. Smith
Oyuncular : Luke Wilson (David Fox) Kate Beckinsale (Amy Fox) Frank Whaley (Mason) Ethan Embry (Mechanic) Scott G. Anderson (Katil) Mark Casella (Kamyon Şöförü)
Filmin Türü : Gerilim
Orijinal Adı : Vacancy
Yapımcı Firma : Warner Bros
Yapım Yılı : 2007
Yapım Ülkesi : ABD
Orijinal Dili : Ingilizce
Filmin Süresi : 80 Dakika
Dağıtıcı Firma : Warner Bros
Vizyon Tarihi : 22 Haziran 2007

Filmin Konusu :

Araları açık bir karı kocanın arabasının gecenin geç bir saatinde gözlerden uzak bir taşra yolunda bozulması akla hayale gelmeyecek bir kabusa yol açar. Çift şeritli ıssız ve karanlık bir otoyolda arabasız kalan David Fox (Luke Wilson) ve yakında boşanacağı eşi Amy (Kate Beckinsale) geceyi tuhaf ama zararsız görünümlü bir adam (Frank Whaley) tarafından işletilen döküntü bir motelde geçirmeye mecbur kalırlar. Son derece kirli ve her yeri dökülen odalarında sürekli didişen çift, gizli bir bölmede, rahatsız edici derecede gerçekçi görünen, ev yapımı işkence filmleri bulurlar. Kanlı mı kanlı bu video filmlerinin o an içinde bulundukları odada çekildiğini anlayınca, David ve Amy aralarındaki sorunları bir kenara bırakıp oradan kaçmak için el ele vermedikleri takdirde sadist film yapımcısının bir sonraki kurbanları olacaklarını anlarlar.

Fragman :

Not : Film Vizyona Bu Hafta Gireceği Için Yakında Çıkacak Filmler Bölümüne Eklemedim..


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sahtekar – The Hoax

Yönetmen : Lasse Hallström
Senaryo : William Wheeler, Clifford Irving(Kitap)
Oyuncular : Richard Gere (Clifford Irving) Alfred Molina (Dick Susskind) Hope Davis (Andrea Tate) Marcia *** Harden (Edith Irving) Stanley Tucci (Shelton Fisher) Julie Delpy (Nina Van Pallandt) Eli Wallach (Noah Dietrich)
Filmin Türü : Komedi, Dram
Orijinal Adı : The Hoax
Yapımcı Firma : Belirtilmemiş
Yapım Yılı : 2006
Yapım Ülkesi : ABD
Orijinal Dili : Ingilizce
Filmin Süresi : 115 Dakika
Dağıtıcı Firma : UIP
Vizyon Tarihi : 22 Haziran 2007

Filmin Konusu :

Clifford Irving, uzun zamandan beri iyi bir malzeme aradığı halde bir türlü bunu bulamayan tutkulu bir yazardır. Sonunda kendi öyküsünü kendisi yaratmaya, bir söyleşiler dizisi uydurmaya karar verir. Gazetelere, dünyanın en zengin ve ünlü adamı Howard Hughes’ın kendisiyle bağlantı kurduğunu, paha biçilemez biyografisini kaleme alması için teklif getirdiği haberini ulaştırır.

Fragman :

Not : Film Vizyona Bu Hafta Gireceği Için Yakında Çıkacak Filmler Bölümüne Eklemedim..


Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Mr. Bean Tatİlde (Mr. ßean’s HoLiday)

Yönetmen : Steve Bendelack
Oyuncu(lar) : Antoine de Caunes, Rowan Atkinson, Emma de Caunes
Senaryo : Robin Driscoll, Hamish McColl
Görüntü Yönetmeni : Baz Irvine
Müzik : Howard Goodall
Kurgu : _
Kostüm Tasarımcısı : _
Yapımcı : İngiltere
Dağıtımcı : _
Yapım Yılı : 2007
Yapım Yeri : _
Süre : 90 dak.
Gösterime Giriş Tarihi : 11/05/2007
Özet : Her macerasında komik deneyimler yaşayan talihsiz Mr. Bean, bu kez Fransız Rivierası’na tatile gidiyor. Amacı, tatilini yaparken bir yandan da film çekmek. Ama sinemasal amaçlarla çıktığı bu Avrupa macerasında yine beklemediği komik tuzaklara düşüyor.


Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

The Adventures of Pluto Nash

Yönetmen: Ron Underwood,
Oyuncular: Eddie Murphy, Randy Quaid, Rosario Dawson, Jay Mohr, Joe Pantoliano, Luis Guzmán,
Senaryo: Neil Cuthbert,
Yapım: 2002, Warner Brothers
Tür: Komedi/ Aksiyon
Gösterim Tarihi: 16 Ağustos 2002
Konu:

2087 yılında ayda geçen filmde, küstah gece kulübü sahibi Pluto Nash ( Eddie Murphy ), kulübünü yerel gangsterlere satmayı reddedince başına olmadık işler açılır. Ay gangsterlerinin amacı ayın hakimiyetini ele geçirmek isteyen gizemli Rex Carter’a yardım etmektir…


Etiketler: , , , , , , , , ,

AsteriX Vikinglere KArSı

ASTERIX ET LES VIKINGS
TÜRKÇE ADI : Asterix Vikinglere Karşı
YÖNETMEN : Stefan Fjeldmark, Jesper Moller
SENARYO : Jean Luc Goosens
ÜLKE : Fransa, Danimarka
TÜRÜ : Animasyon / Komedi
MÜZİK : Alexandra Azaria
YAPIM YILI : 2006
SÜRE : 78 dk.
SESLENDİRENLER : Erkan Taşdöğen, Sezai Aydın, Cengiz Küçükayvaz, Emre Altuğ, Ahu Türkpençe, Ali Poyrazoğlu, Mete Horozoğlu, Yetkin Dikinciler, Deniz Çakır, Halil Ergun

Galya’nın en sevdiğimiz köyünde büyük olaylar gelişiyor: Şefin ağabeyi köye gelir, oğlu Kuduriks’i (Justforkix) kardeşine, onu bir erkek ve cesur bir savaşçı yapmak amacıyla teslim eder. Şef de en çok güvendiği iki savaşçısı, Asteriks ve Hopdediks’e bu görevi verir. Gel gelelim Kuduriks son model arabasıyla, tam bir şehir züppesidir. Ayrıca gölgesinden bile korkmaktadır.

Bu sırada Vikingler korkunun ne olduğunu keşfetmek için -korkunun kanatlandırdığını ve insanları uçurabildiğini düşünmektedirler- deniz aşırı ülkelere sefere çıkarlar. Yolları Asteriks’in köyüne düşer, Kuduriks’in “korkaklar şampiyonu” olduğunu öğrenirler ve ondan, kendilerine korkmayı öğretmesini isterler. Tabi bunu Kuduriks’i kaçırarak yaparlar.

Kuduriks Viking şefinin dünyalar güzeli kızı Abba ile tanışır ve bir kültür şoku geçirir… Fakat aşk bir tokat gibi yüzünde patlayacaktır.


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hızlı Adsl’e 100 Bin Başvuru

110 bin müşteri hızlı ADSL’i seçti
Türk Telekom tarafından sağlanan altyapı üzerinden İnternet Servis Sağlayıcılarının (İSS) sunmaya başladığı 8 MB paketlerine, kısa sürede 110 binin üzerinde müşterinin abone olduğu bildirildi.

Türk Telekom’dan yapılan açıklamada, interneti daha geniş kitlelere, daha yüksek hız ve erişim olanağı ile sunma hedefiyle kısa süre önce başlatılan 8 Mbps hıza kadar olan tüm ADSL paketlerini tek bir fiyatta topladığı yeni hizmetin yoğun ilgi ile karşılandığı belirtildi.
Türk Telekom tarafından sağlanan altyapı üzerinden İnternet Servis Sağlayıcılarının (İSS) sunmaya başladığı 8 MB paketlerine kısa sürede 110 binin üzerinde müşterinin abone olduğu dile getirilen açıklamada, Türkiye’nin her köşesine uzanan altyapı yatırımlarını sürekli bir şekilde geliştirerek modern teknolojileri müşterilerin kullanımına sunan Türk Telekom’un, bu altyapının en verimli ve etkin şekilde kullanılması hedefiyle çalışmalarına devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada, toptan olarak tüm İSS’lerin kullanımına sunulan yeni internet tarifeleri ile Türkiye’deki tüm İSS’lerin müşterilerine daha yüksek hızda, uygun fiyatlı ADSL hizmeti sunma olanağına kavuştuğu vurgulandı.
Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan, 8 MB paketlerine gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirerek, ”Türk Telekom olarak müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran, kullanıcı dostu, uygun fiyatlı çözümlerimizi pazara sunmaya devam ediyoruz. 8 MB paketlerini bu kadar çok müşterinin tercih etmesi, pazarda yine önemli bir ihtiyacı karşıladığımızı gösteriyor” ifadelerini kullandı.

AA


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dünyanın En Popüler Sitesi Facebook Oldu

Popüler sosyal ağ sitesi, en büyük rakibini alt edip liderlik koltuğuna oturdu

Dünyanın en popüler sosyal ağ sitesi Facebook’un artık rakibi yok. ABD’de bir türlü zirveden inmeyen MySpace’i geçerek liderliğe oturan Facebook, Avrupa’dan sonra ABD’de de koltuğu devraldı.
Bir şirketin yayınladığı tıklanma rakamlarına göre 2008 senesinin Mayıs ayında MySpace’in tıklanma oranı 70.3 milyonken, Facebook’un ziyaretçi sayısı 36 milyon idi. 2009 Nisan ayında ise aradaki fark kapandı ve Facebook 67 milyon ziyaretçiye ulaştı. Mayıs ayı itibariyle ise MySpace’in ziyaretçi sayısı 70.237 milyon iken Facebook’un ziyaretçi sayısı 70.278 milyon oldu.

kaynak


Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

İnternet Sitelerinde Ölçümleme Yapılacak

İnternet siteleri ölçülmeye başlıyor!..

Kurucuları arasında Reklamverenler Derneği ve Reklamcılar Derneği’nin Interactif Advertising Bureau Türkiye (IAB) internet mecrasında ölçümleme yapacak.
IAB Türkiye’nin ölçümlemeye başlamasıyla üyelerinin web sitelerinin trafik bilgilerini ve kullancılarının davranışlarını izlenebilir hale gelecek. IAB Türkiye Başkanı Levent Erden, doğru veri üretilmesini sağlayarak Türk malının kaliteli olduğu algısını yaratarak Türk firmalarının da önünü açmak istediklerini söyledi.

Sabah


Etiketler: , , , , ,

Bu site canlı maç izle bedava lig tv oyun Biber hapıforumudur.